Yaşam

Fotoğrafın 200 yıllık yolculuğu

Fotoğraf, sanat ve kültürel üretimin buluşma noktası olan 212 Photography Istanbul, yine dopdolu bir programla karşımızda…

9’uncu yılında İstanbul’un iki yakasına yayılan festival; sergiler, konuşmalar, atölyeler ve özel projelerle fotoğrafın iki yüzyıllık yolculuğunu farklı perspektiflerden ele alıyor. Program, fotoğrafın bugün nasıl dönüştüğünü ve gelecekte nasıl yeni anlamlar kazanabileceğini tartışmaya açıyor. Fotoğrafın yalnızca bir görüntüyü kaydetme biçimi değil; hafıza oluşturan, dönüşen ve iz bırakan bir ifade aracı olma rolüne de odaklanıyor.

FESTİVAL ROTALARI

Festival kapsamında bu yılki sergilere; Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Galata Rum Okulu, Eski Posta Han, Külah Fabrikası, St. Benoît Kilisesi, 212 Studio, Akaretler, Institut français, Taksim Sanat, Soho House, Pera Müzesi ve Minoa Pera gibi İstanbul’un mimari ve tarihi açıdan öne çıkan rotaları ev sahipliği yapıyor…

Kimlik, temsil ve yeni üretim biçimleri

Programdayer alan Omar Victor Diop tarih, temsil ve kimlik meselelerini otoportreleri üzerinden ele alan anlatısıyla dikkat çekiyor…

Bir diğer sanatçı Catherine Nelson da, fotoğraf ve dijital kolajı buluşturan düşsel kompozisyonlarıyla gerçeklik algısını yeniden düşündürüyor. Yapay zekâ destekli üretimleriyle uluslararası alanda tanınan David Szauder ise teknolojinin yaratıcı ifade biçimlerine etkisini odağına alan çalışmalarıyla festivalin güncel söylemine katkıda bulunuyor.

Çağdaş fotoğrafın öncüleri

212 Photography Istanbul, çağdaş fotoğrafın farklı yaklaşımlarını temsil eden uluslararası sanatçıları bir araya getiriyor.

Festivalde; yakın zamanda hayatını kaybeden çağdaş belgesel fotoğrafın en etkili isimlerinden Martin Parr, gündelik yaşamı mizah, ironi ve keskin gözlem gücüyle yorumladığı kapsamlı seçkisiyle yer alıyor… Dünyayı gökyüzünden belgeleyen ikonik çalışmalarıyla tanınan Yann Arthus-Bertrand, insan ile doğa arasındaki ilişkiye farklı bir perspektiften bakmaya davet ediyor. Jill Greenberg ise çarpıcı portreleri aracılığıyla duygu, güç ve kırılganlık kavramlarını pop estetiğiyle yeniden yorumluyor…

Brezilya’nın dönüşümü

Geçtiğimiz yıl Les Rencontres d’Arles’ın öne çıkan sergileri arasında gösterilen Brazilian Modernist Photography de ilk kez İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor.

Marcella Legrand Marer ve Heloisa Espada Costa küratörlüğünde hazırlanan sergi, Brezilya modernizminin görsel hafızasını şekillendiren önemli fotoğrafçıları bir araya getirerek ülkenin kültürel dönüşümünü fotoğraf    aracılığıyla görünür kılıyor.

Kaynak: Ataşehir Çilingir & Anahtarcı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu